Migren tedavisinde cerrahinin yeri Türk Nöroloji Derneği Başağrısı Çalışma Grubu’nun Konu Hakkındaki Açıklaması

12.03.2019

Migren yetişkinlerde iş gücü kaybına neden olabilen, en sık kronik nörolojik hastalıklardan biridir. Dünya Sağlık Örgütü 2015 verilerine göre migren özürlülüğe yol açan tüm hastalıklar içerisinde 7. sırada yer almaktadır. Ülkemizde migren prevalansı olarak iyi yapılandırılmış epidemiyolojik çalışmalarda kesin migren tanılı olguların sıklığı % 16.4, kronik migren sıklığı ise % 1.8 olarak bildirilmiştir. Migren hastaları ataklar sırasında fonksiyonelliğin ciddi düzeyde bozulması ve bazı tedavilerden beklendiği oranda fayda görmemeleri nedeniyle pek çok tedavi yöntemlerine başvurmaktadırlar. Multifaktöriyel bir zeminde gelişen bu kronik hastalıkta, tedavi başarısı her zaman istenilen düzeye ulaşamamaktadır. Uygulamaların istenilen düzeyde olmaması, başarısızlığı ya da yan etkisi nedeniyle etkin süre ve dozda kullanılmamış olması hastayı farklı uygulama ve tedavi seçeneklerine arayışa sürüklemektedir.

 

Son iki yılda migren ameliyatı konusunda yapılmış plasebo ve migrenin klasik tedavileri ile karşılaştırmalı, etkinlik bildiren yeterli çalışma bulunmamaktadır. Varolan çalışmaların da bilimsel kalitesi sorgulanır durumdadır.  Sağlık Bakanlığı’nın kararlarına referans teşkil eden ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) ) ve Avrupa İlaç Ajansı (EMA) şu an için  migrenin tedavisinde cerrahi girişimlere yer vermemektedirler. Ayrıca Türk Nöroloji Derneği, Amerikan Nöroloji Akademisi (AAN)  ve Avrupa Nöroloji Akademisi (EAN)  tarafından yayınlanan migren tedavi kılavuzlarında böyle bir tedavi seçeneği yer almamaktadır. Yine kanıta dayalı tibbi bilgiler içeren internet veri tabanı, up-to-date içerisinde de  bu konu ile  ilgili olumlu bilgi yer almamaktadır. Sonuç olarak, migren tedavisinde migren ameliyatının etkin ve kabul edilebilir tedavi olduğunu gösterir hali hazırda yeterli ve kaliteli bilimsel veri yoktur.

 

Meslek etiği ve hukuksal açıdan değerlendirildiğinde  hastaların tanı ve tedavisinde bilimselliği henüz kanıtlanmamış yöntemleri uygulamak ve önermek meslek etik kurullarınca  suç kabul edilmektedir. (Disiplin Soruşturması ve Kovuşturmasında Yöntem TTB yayınları 92.sayfa (l) maddesi).  Hukuki açıdan karar merci mahkemelerdir.  

 

Saygılarımızla,

                                                                                                      

Türk Nöroloji Derneği Başağrısı Çalışma Grubu