Yeni Yayınlanan SUT Tebliğinin Nöropatik Ağrı Tedavisine Getirdiği Zorluklar

9.09.2019

Yeni Yayınlanan SUT Tebliğinin Nöropatik Ağrı Tedavisine Getirdiği Zorluklar

Yeni yayınlanan SUT tebliği kronik nörolojik hastalığı olan hastaların tedavi ve takiplerinde güçlük yaratacaktır. Yeni düzenleme ile nöropatik ağrısı olan hastalar bazı ilaçlarını yalnızca 3. basamakta, o da sık aralıklarla sağlık kurulu raporu alarak yazdırabilecek, bazı ilaçlarını da herhangi bir psikiyatrik problemleri olmamasına rağmen, psikiyatri hekimine giderek yazdırmak zorunda kalacaktır.  Bu süreçlerin hasta-hekim, hekim-hekim ilişkilerini olumsuz etkileyeceğini, hastaların tedavi ve takibini aksatacağını düşünüyoruz.

Nöropatik ağrı, azımsanmayacak kadar sık görülen, diğer ağrı tiplerinden farklı olarak basit ağrı kesiciler ve non-steroid antienflamatuvar ilaçlarla tedavi edilemeyen, şiddetli bir ağrı türüdür. Çoğu hastanın yıllarca ilaç kullanması gerekmektedir. Nöropatik ağrıyı azaltmak için işe yarayan ilaçlar sınırlı sayıdadır. Tüm dünyada bu ağrıya karşı etkin olduğu bilinen bazı antidepresanlar ile gabapentin - pregabalinden oluşan gabapentinoidler kullanılmaktadır. Ancak, son yapılan SUT düzenlemesi, nörologların bu ilaçları yazmasını kısıtlamıştır. Artık antidepresan ilaçlar yalnız 6 ay süreyle nörologlar tarafından yazılabilecek, tedavinin devamı gerekiyorsa hasta ilaçlarını yazdırabilmek için bir psikiyatri uzmanına gitmek zorunda kalacaktır. Burada hatırlanması gereken bilimsel bir gerçek var. Nöropatik ağrı tedavisinde antidepresan ilaçlar doğrudan ağrı üzerinde etkili oldukları için reçete edilmektedir, hasta depresyonda olsun veya olmasın etki göstermektedirler. Ancak yeni uygulama antidepresan tedavinin devamını her koşulda psikiyatrist reçetesine mecbur kılmaktadır. Bu hastanın psikiyatristten randevu alması, hastalığını anlatması ve psikiyatrist uygun görürse ilaçlarına devam etmesi demektir. Bu durum psikiyatri kiniklerinde gereksiz iş yükü artışına neden olacak, nöropatik ağrı tedavisi konusunda eğitim almamış olan psikiyatri doktorlarının kendi koymadıkları bir tanı için sorumluluk altına girmelerine sebep olacaktır. Ek olarak günlük pratikte hastaların psikiyatriste ulaşması güç olacağı için, hastaların gerekli tedaviye ulaşması engellenmiş olacaktır.

Kısıtlama getirilen diğer ilaç grubu gabapentinoidlerdir. Yeni düzenleme ile bu ilaçlar artık yalnızca 3. basamak hastanelerde 3 aylık süre ile çıkarılan sağlık kurulu raporları ile yazılabilecektir. Bu düzenlemenin özeti şudur: Hasta bu ilaçları yazdırmak istiyorsa sadece Eğitim ve Araştırma Hastanesi veya Üniversite hastanesine başvurmak zorundadır. Aksi halde ne rapor alabilir, ne de reçete yazdırabilir. Bunun sakıncaları şunlardır:

1.     Eğitim-Araştırma Hastaneleri veya Üniversite hastaneleri ilçelerde veya çoğu ilde bulunmamaktadır. Bu durumda hastalar bu tedaviye ulaşamayacaklardır.

2.     Nöroloji, Tıp Fakültesi sonrası 5 yıl süreyle eğitim alınan bir uzmanlıktır. Uzmanlık eğitiminin temel müfredatına göre Nöroloji uzmanının nöropatik ağrıyı tanıması,  tanı koyması ve tedavisini yapabiliyor olması gerekmektedir. Nöroloji uzmanının nöropatik ağrı tanısı koymasına rağmen, tedavisini veremiyor olması Nöroloji uzmanlarını pratisyen seviyesine indirmektir.

3.     Eğitim-Araştırma Hastaneleri veya Üniversite hastanelerinin amacı eğitim vermek, araştırma yapmak, diğer basamak hastanelerinde tanı ve tedavisi yapılamayan hastalıkların teşhis ve tedavisini yapmaktır. Nöroloji uzmanı olan tüm hekimlerin rahatlıkla tanısını koyup tedavi edebileceği bir hastalığı, Eğitim-Araştırma Hastaneleri veya Üniversite hastanelerine yönlendirmek, bu hastanelerden hizmet alması zorunlu olan hastaların hekime ulaşımını kısıtlayacak ve bu hastaneleri yalnız reçete yazan kurumlar haline getirecektir. Kliniklerde hasta ve sağlık personelleri arasında gereksiz gerginlik yaratacaktır.  

4.     Öte yandan 3. basamak sağlık kurumunda çalışmayan uzman hekimin düşürüldüğü durum da sıkıntılıdır. Nöroloji uzmanına denilmektedir ki, “Evet, sizin aldığınız eğitim 3. basamaktaki meslektaşlarınızla aynı, ama orada çalışmadığınız için sizin yazdığınız reçeteyi ödeyemem”. Bu hekimin mesleki yetisini elinden alan, hastasını doğru tedavi etmesini engelleyen bir durumdur. Bunun hasta-hekim ilişkisini olumsuz etkileyeceği de çok açıktır.

Burada anlatılanlar sadece nöropatik ağrı tedavisinde yaşayacağımız güçlüklerdir. Yeni SUT uygulamasında alanımıza getirilen diğer kısıtlamalar da göz önüne alındığında yetkililerin acil olarak yaptıkları değişiklikleri yeniden gözden geçirmesini talep ediyoruz.

Türk Nöroloji Derneği Yönetim Kurulu